22 Ekim 2014 Çarşamba

İNSANLAR VE İNSAN GÖRÜNÜMLÜ OLANLAR

01 Nisan 2013, 15:01

 Hiç bir mal sizin değil, neyi paylaşamıyorsunuz 
Hiç bir can sizin değil, neden dövüşüyorsunuz.” 
Siz değerli okuyucularıma Hz. Mevlana’nın sözlerinden alıntı yaparak sorduğum iki soru ile başladım bu haftaki köşe yazıma. Yukarıda yazdığım iki cümlelik bu güzel sözlere ne kadar doğru cevap verebiliyorsak ve verdiğimiz cevaba ne kadar sadık kalabiliyorsak bu hayatta o kadar insan gibi yaşamasını öğreniyoruz demektir.

Öncelikli olarak dünya düzenin onlar için kurulduğu, herşeyi ile yüce Allah (c.c)  tarafından mükemmel bir şekilde yaratılan en şerefli varlık olarak nitelendirdiğimiz insan kavramının ne olduğunu öğrenmemiz gerektiği kanaatindeyim. Çünkü günümüzde insanlar ve insan görünümlü olanlar vardır. Ben insanım diyen bir kişi sevgiyi, saygıyı, merhameti, iyiliği ve doğruluğu hayatının her anında yaşayan ve etrafındakilere de yaşatmak için çabalayandır. İnsan görünümlü olanlarda bencil, acımasız, karaktersiz, düzenbaz bir özelliğe sahip olan kişilerdir. Onlar için başkaları yoktur. Sadece herşeyi kendileri için isterler ve bu uğurda gerekirse insan canına kast etmektende çekinmezler. İnsan görünümlü olan kişilerin en büyük özelliği dünyaya kazık çakacaklarını ve hileyle kazandıkları malların kendilerinin olduğunu zannetmeleridir. Onlar her zaman kendileri için ölümün olmadığı varsayımı ile yaşarlar. Dünyada yaşanan ibretlik olaylardan ders çıkarmak yerine bu tür vakaları görmezlikten gelirler.

Dünyamızda yaşanan acı ve gözyaşının en büyük nedeni insanoğlunun imanında oluşan tahribattır. Bu tahribata neden olanda hırstır. Bu hırslardan en tehlikeli olanıda mal hırsıdır. Bir hırs uğruna kardeşinin canına kıyanımı dersiniz, anasına babasına zulm edenimi dersiniz günlük hayatımızda birçok olayla karşılaşmamız mümkündür. Bir şeylerin sahibi olabilmek herkesin arzu ettiği bir durumdur. Hele birde alın teri ile kazanmak kazanılan malın kıymetinin daha çok bilinmesine neden olur. Fakat şunuda bilmemizde fayda vardır. Malın fazlasıda zarardır. Çünkü sahip olduğumuz malların hesabını vereceğimiz bir ahiret hayatı vardır. Yaratan Rabbimizin biz insanlara emanet olarak verdiği her maldan sorumlu olduğumuzu unutmamamız gerekmektedir. Teraziyi dengede tutabilmek çok önemlidir.  Rızkı verenin ve her şeyin gerçek sahibinin yüce Allah (c.c) olduğunu bilmeyeniniz yoktur. Bunu bildiğimiz halde kazandıklarımızın eksilmemesi için ben bu malları ne zorluklarla kazandım mantığıyla haraket ederek cimrilik etmektende geri kalmayız. İnsanlara yardım etmek, kazandığımızdan onlarında hakkı olanı vermek hiç işimize gelmeyen bir durumdur. Bir gün olur o sımsıkı sarıldığımız mallarımız birde bakmışız yok olup gitmiş. Ne ve nasıl olduğunu anlayamazsınız bile. Ondan sonra varken tanımadığımız, hor gördüğümüz insanlara yokken muhtaç oluruz. İşte o zaman anlarız hanyayı Konyayı ama iş işten çoktan geçmiş olur. Hayatta en güzel zenginlik ağız tadıyla yenen bir lokma ekmek ve ekmeğin fazla olanını diğer insanlarla paylaşmaktır. Hayat paylaştıkça güzeldir. Ne kadar zengin olursanız olun sadece ihtiyacınız kadar kullanabilirsiniz. Geri kalanı depoda çürümeye bırakılmış fazla eşya gibidir. Durdukça ne size nede başkasına bir faydası olur. Zengin bir işadamı düşünün fabrikaları var işe ihtiyacı olan binlerce insana iş vererek onların alın teri ile para kazanmalarına ve bu insanların bakmakla yükümlü oldukları ailelerinin karınlarının doymasına vesile oluyor. Burada zengin konumunda olan iş adamı insanlara verdiği işle hem onların dualarını alıyor hemde yüce Allah’ın (c.c) kendisine verdiği mallardan başka insanlarında faydalanmasını sağlıyor. Devamlı söylediğimiz bir söz vardır. Zenginin işi her zaman rast gider diye. Aslında bu sözü paylaşmasını bilen zenginin işi her zaman rast gider diye düzelterek söylersek daha doğru olur. Çünkü insanlara yardımı olmayan, kazandığını hoyratça harcayan zenginlerin bir gün olup yok olup gittiği herkes tarafından bilenen ve hayatta örneği yaşanmış bir durumdur.

Bu dünyada her insan gelip geçicidir. Tek baki olanda geride bıraktıklarımızdır. Zaten hayatta yıllar boyu saygıyla anılabilmenin tek yolu geride bıraktığımız eserlerin bizden sonraki nesillere faydalı olacak tarzda eserler olmasıdır. Eğer bunu gerçekleştirebilmiş isek yaşadığımız sürece boşa geçen bir ömür değil, bir insanın üzerine düşen vazifeyi en güzel şekilde yapmış bir şahsiyet olarak bu dünyadan ayrılmasını başara bilmişiz demektir.     

                                            
                                                                                                            Kenan AKBAŞ / 01.04.2013

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    ARŞİV