Değerler...

  • Dolar 6.1998
  • Euro 7.3420
  • GR ALTIN 240.76
  • ÇEYREK 398.00

“Devleti yönetenler, cesur, uyanık ve basiret sahibi olmalıdır”

“Devleti yönetenler, cesur, uyanık ve basiret sahibi olmalıdır” Yazarlarımı zdan Eyüphan Kaya Beritanlılar Aşireti D erneği başkanı Musa Yeşiltaş ile bir söyleşi yaptı. İşte o sorular ve cevapları. Röportaj:Eyüphan Kaya

“Devleti yönetenler, cesur, uyanık ve basiret sahibi olmalıdır”
  • 11 Ocak 2018, Perşembe 15:26
Yazarlarımı
zdan Eyüphan Kaya Beritanlılar Aşireti D
erneği
başkanı
Musa Yeşiltaş
ile bir söyleşi yaptı. İşte
o
sorular ve cevapları.
Röportaj:Eyüphan Kaya
Kaya;
Başkanım k
endinizi kısaca
tanıtır mısınız?
Yeşiltaş:
Ben Musa Yeşiltaş 1964 doğumluyum
,
İlkokulu
Palo’ya bağlı
Y
ol
çatı köyünde
,
Orta
okulu Bingöl’de okuduktan sonra iki yıl
kadar
medrese tahsilini gördüm.
1979 yılında Gaziantep’e yerleştik
,
abımle
birlikte çalıştığım bir ithalat
ihracat şirketimiz vardı,
21 yıl
boyunca
orada
canlı
hay
van
ihracatıyla
uğraştık, maalesef
körfez kriziyle
birlikte
durumumuz kritikleşti. Daha
sonra gemiyle
,
uçakla ihraca
t işimize devam ettik
ama eski durum
a artık
gele
me
d
ik.
2001 yılında aşiretin talebi üzerine Diyarbakır’a dönüp
Beritanlılar
D
erneğin başkanlığına getirildim.
Kaya:
Dernek kurma fikri nasıl oluştu?
Yeşiltaş:
Malum aşiretimiz canlı hayvanlarla uğraşan göçer bir toplum, biz
daha küçükken büyüklerimiz tarafından
bu dernek
kurulmuş 1934 yılında
çıkan 2510 sayılı yasa göçmen
leri
ve göçebeleri yerleşik düzene getirilmesi
için çıkarılmış bir yasa
, dern
ek üzerinde bu haktan yararlanmak için
çalışmalar yapılmış
. 1985 yılında üç
köy Göçerlere tahsis edilmiş.
Şu anda
150
0 üyemiz var ama aşiretin sorunlarıyla bir bütün olarak ilgileniyoruz.
Asıl amacı iskan olmasına rağmen zaman zaman sulh ve selamet için,
taziye ve düğünler için de aşiretle ilgileniyoruz. Bu dernek iki defa
kapanmış ama şu anda aktif bir şekilde faaliyetl
erine devam etmektedir.
Zaman zaman alternatif dernek açmaya kalkışanlar olduğu halde öy
le
bir
ayrımcılığa fırsat verilmem
iştir.
TARIM VE HAYVANCILIK ADINA SAHADA OLAN VATANDAŞLARI DİNLEMEK
GEREKİR.
Kaya:
Devlet kurumlarının derneklere bakış açısını nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Yeşiltaş
:Ben 2001 yılından beri dernek başkanıyım kanaatim o ki Türkiye
geneli de bölgemizde de derneklere gereken ilgi gösterilmiyor.
Bölge ile alakalı yapılan bir hizmet konusunda sivil toplumun fikri
alınmıyor. Masa başında alınan
bir karar iyi niyetle alınsa da sahada
başarıya ulaştırılamıyor.
Altı köyümüz var, hepsi de tarımla iç içe ama tarım konusunda hiç bizimle
danışılmadı.
Mesela koop
eratifleri yatırıma aldılar,
yatırım için
tip projeleri vardı
,
bakıyorsunuz ken
dine özgü şar
tlarından dolayı müsta
hak
kimselere
verilemiyor. Biz o yatırımdan
faydalandık
, geri
ödememizi de
tam
yaptık
ama diğer kooperatifler öde
me yapmadıkları için artık ikinci bir katkı
verilmedi.
Ben
6 köyden
800 aile için 5’er
inek projesini
Genel M
üdürlüğe sun
dum
,
ahırsız çünkü herkes kendi imkanlarıyla ahırını yapmış. Ama tip proje diyor
ki hem inekleri alacak
,
hem
de
ahır yapacak ve bu yasal şarttan dolayı
alamadık.
Genel müdür bizzat, keşke yasa elverseydi de sizin bu projenizi
kabul edebilseydim, dedi.
Tarı
m
ve hayvancılık
sektörü Türkiye’de can çekişiyor.
2001 yılında bir
kitap neşredildi.
O kitaba göre
80’li yıllarda
aşiretimize ait
takriben
100 bin büyük baş 600
bin küçük
baş hayvan vardı. Fakat zaman içinde azala azala bu sayı
toplamda
700 binden
100 bi
n
in altına inmiş maalesef.
KAMUGÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK ŞARTIYLA VATANDAŞLARIN HAK VE
ÖZGÜRLÜKLERİNİ VERMEK LAZIM.
Kaya:
Memleketimizin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Yeşiltaş:
Ülkemizin geleceği öncelikle vatandaş olarak bize bağlıdır, biz iyi
vatandaş olursak ülkemizin durumu da ona göre düzelecek, siyasetçi
si
de
bürokratı da ona göre kendine çeki düzen verecekler.
Ülkemizin içeriden ve dışarıdan müthiş düşmanları var, bu meml
eketi idare
edenlerin
çok çok dikkatli,
basiretli ve uyanık olmaları lazım.
Bu memleketi yönetenler vatandaşının hak ve özgürlüklerini vermekten
çekinmeyecek, özgürlük
,
hürriyet adına ne gereki
yorsa onu yapmaktan
korkmadan
yasal ve anayasal düzenleme yapac
ak
ama güvenliği
n
sarsmasına
da
müsaade etmeyecek.
Çünkü dış düşma
nlA
r iç kar
şılık çıkarmak için içerideki piyonlarıyla iş
birliğine gidiyorlar. Bu tür kargaşalara fırsat vermemek lazım.
MÜLKİ AMİRLER YERŞİM BİRİMİNİN SOSYAL DİNAMİKLERİ İLE İSTİŞARE
HALIND
A OLMALIDIRLAR.
Kaya:
Devlet kurumlarının çalışma tarzını nasıl buluyorsunuz?
Teşiltaş:
Cumhurbaşkanımızın istediği tarzda d
evletin bürokratları
çalışmıyor, hala çoğu bürokrat o bildik tarzıyla çalışıyorlar, tabi ki görevini
layıkıyla yapanlar da vardır ama
genel görünüm bu durumda maalesef.
Cumhurbaşkanı daha B
aşbakanken bir gün valiler toplantısında şöyle bir
ifade kullanmıştı
“bir hadise vu
ku bulunca ben şu şu kimselerle
konuşsaydım bu hadise vu
ku bulmayacaktı” de
meyecek kadar halk ile
dertleşin
, hemhal o
lun demişti, maalesef bunun karşılığını taşrada pek
göremiyoruz.
Başta valilik olmak üzere diğer kurumların başında olanlar da
halk ile iç içe
değiller, benim kanaatim budur.
Vatandaş istediği
zaman mülki idare amirlerine ulaşması lazım. Hele hele
ki sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile, muhtarlar ile daima istişare
halinde olması gerekir.
Birkaç yıl önce ben valilikten randevu istedim randevu ver
il
medi ikincisinde
dedim ki randevu verilmezse basınla paylaşacağım bu defa randevu verildi
ama
işimiz bittikten sonra
vali
dedi ki
,
başkanım beni tehdit ettiniz,
ben
de dedim ki
,
“hayır ben durum
u size haber verdim.
” Sonra anlaştık ve dost
olduk.
BİZ İŞİMİZİ İYİ YAPAN VATANDAŞ OLURSAK, ŞEHRİMİZİN DE ÖNÜ
AÇILIR.
Kaya:
Diyarbakır’ın geleceğini nasıl buluyorsunuz?
Yeşiltaş
:
Şehrimizin geleceği de bizim elimizdedir. Eğer iyiyi düşünüp, iyi
yaşarsak Diyarbakır’da iyi olacak. Fakat eğer biz yasa dışı faaliyetlere,
zorbalığa, anarşiye ışık yakarsak şehrimizin durumu da kötüye
gidecek.
Örneğin
eğitim öğretimimize gereken önem verilmiyor. Mesela seçmeli
dersler var
,
okulda Siyerünnebi ve Kürtçe gibi
dersler,
öğrenci tercih
ediyor ama ders çok pasif işleniyor dersin adı var kendisi yok, böyle olur
mu?
HAYATIN İÇİNDE KONUMU
NU
Z NE
OLURSA OLSUN HAKKINI VERİM.
Kaya
:Bir sivil toplumcu olarak sivil topluma, siyasetçilere ve bürokratlara
bir tavsiyen var mı?
Yeşiltaş:
Söyleyeceğim şudur, insan hangi konumu işgal ederse bunun
hakkını vermemiz lazımdır, bunu yapabilsek hayatın kalitesi art
ar
kanaatimce.
Örneğin m
esai mantığı ile çalışmak doğru değildir. Gecemizi gündüzümüze
katarak çalışmak gerekir, çünkü şehr
imiz rahat bir şehir değil, bir
çok
sıkıntı yaşamış, bu yaraları tedavi etmek için çok çalışmak, gönüllü
çalışmak lazım.
Mesela ansızı
n bir dese ki ya bir taziye var, ya ilgilenmemiz gereken bir
dava var
,
ben sonraya kalsın diyemem, hemen katkı vermem lazım. Yani
siyasetçisi de bürokratı da böyle olması lazımdır diye
düşünüyorum.
Kanaatim o ki böyleleri de vardır ama bize denk gelmiyor
ga
liba.
Kaya:
Bize zaman ayırdığınız için Güncel gazetesi adına size teşekkür
ederim.
Yeşiltaş:
Sesimizin ilgili kesimlere ve kamuoyuna ulaşmasına vesile
olduğunuz için ben teşekkür ederim.
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık