Değerler...

  • Dolar 4.8505
  • Euro 5.6909
  • GR ALTIN 193.87
  • ÇEYREK 315.94

“Sadece Kur’an Bize Yeter Diyen Kişi Ya Cahildir, Ya Da Haindir”

Yazarlarımızdan Eyüphan Kaya bu hafta “Cuma sohbetine” Suffe medresesi müderrisi ve MEDEV başkanı Muhammed Tayyip Elçi’yi konuk etti. İşte o röportaj,

“Sadece Kur’an Bize Yeter Diyen Kişi Ya Cahildir, Ya Da Haindir”
  • 12 Ocak 2018, Cuma 13:57

Röportaj: Eyüphan KAYA

Kaya: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Elçi: Ben Muhammed Tayyip Elçi Babam Seyda Molla Hüseyin Elçi ilim erbabı ve kanaat insanıdır, 1972 yılında Diyarbakır Beybulak(Miraxüra) köyünde dünyaya gönderilmişim.

İlkokulu aynı köyde okudum, medrese tahsilimi hep babamın yanında okudum, icazeyi de ondan aldım. Orta ve İmam Hatip lisesini Şanlıurfa’da dışarıdan bitirdim.

Daha sonra önlisans ilahiyatı dışarıdan bitirdim ve ilahiyatı Dicle Üniversitesinde okudum. İslam hukuku alanında yüksek lisans yaptım, Arapça alanında doktoramı yapıyorum, tez aşamasındayım, medresenin yoğun programından dolayı daha doktora tezimi teslim etmedim.

2011 yılında imam-hatip oldum daha sonra kuran kurs hocası ve şu anda Sur ilçe vaizi olarak görev yapıyorum.

Baban Siirt Botanlı, annem ise Norşinli ben de Diyarbakırlıyım.

Kaya: Suffe medresesi hakkında bilgi verir misiniz?

Elçi: Daha önce köyde de Seydanın ortalama 20 kişinin kaldığı bir medresesi vardı, 1994 yılında ortamın şartları gereği Seyrantepe, şehir merkezine taşındık, bir süre orada tedrisata devam ettik, ama 28 şubat sürecinde medresemiz kapandı bir süreliğine haksız yere bizi gözaltına aldılar.

6-7 yıl medrese kapalı kaldı,  derken 2006 yılında Kur’an kursu olarak aynı yerde tedrisata başladık,  2013-2014 yılları arasında Suffe medresesi için şu anda tedrisat yaptığımız bina ve müştemilatı yapıldı. An itibariyle 4 ayrı şubede 500 civarı talebemiz var, tedrisatımız devam ediyor elhemdulillah. Suffe 4 yıllık medrese olduğu, için buradan icaze alan hala olmadı, ama daha önce Seydanın yetiştirdiği talebelerden geçen sene 40 talebeye icaze verildi.

Kaya:Aile kavramı hakkında bizi aydınlatır mısınız?

Elçi: Malum İslam sadece itikat ve ibadetten ibaret değildir. İslam bir hayat nizamıdır, beşeri münasebetlerden tutun, aile içi ilişkilere kadar, devlet düzeni dahil İslam’ın emirlerine uyulması gereken kuralları içeren prensip sahibi bir dindir.

Dolayısıyla aile içi münasebetlerde bir bireyin nasıl davranması gerektiğine dair tavsiyeleri, talimatları vardır.

İslam evlilik tercihinden başlamak üzere aile bireyleri arasındaki münasebetleri belirliyor.

Örneğin bir eş seçerken dış görünüşüne ve zenginliğine, soyuna sopundan fazla dindarlığına ve ahlaki yapısına göre tercihte bulunmamızı tavsiye ediyor.

İslam’da evlilik sevgi ve dayanışma üzerinde kurulan bir yapıdır. Nikah maddi bir sözleşmeden ibaret değildir.  Bu hassasiyetle kurulan bir aile çocuklarına Allah sevgisi ve İslami hassasiyet üzerine yetişmesiyle nitelikli bir aile olur ve o ailelerden oluşan topluluk da huzur ve saadeti bulur diye düşünüyorum.

Kaya:Peygambersiz bir İslam düşünülebilir mi?

Elçi: Allah u Teala insana akıl vermiş, ama insanların aklı sınırlı olup çoğu zaman bir rehbere ihtiyacı vardır. Onun için peygamberler gönderilmiş, peygamberler diğer insanlar gibi ölümlü oldukları için elimizde kalsın diye bir de kitaplar göndermiş.

Tabi peygamber Allah’tan gelen vahyi hem izah edip, tebliğ eder hem de hayata uygulama biçiminde insanlara rol model olur.

Onun için peygambere muhakkak ihtiyaç vardır, peygambersiz Kur’anı tam anlamak ve yaşamak mümkün değildir.

Kur’an bize yeter diyen bir kimsenin ya cehaletinden ya da ihanetindendir.

Kur’anı kendi heva ve heveslerine göre insanlara anlatmak isteyenler var. Bunlar Kur’anı tahrip ederek ya da tahrif ederek zihinleri bulandırma peşinde olan insanlardır, bunların arkasında gitmek doğru değildir.

Maalesef Kur’anı yüzünde okumakta zorlanan bazı kimselerin İmamı Buhari gibi bir muhaddisi eleştirmesi de cehaletlerinin açık delili olsa gerek.

Kaya:Dua konusunda okuyucularımızla bir şeyler paylaşmak ister misiniz?

Elçi: Malum dünyaya geliş amacımız ubudiyettir. Ubudiyet Yüce Allah’ı kuvvetiyle, kudretiyle tanıyıp, kendi gücümüzü de ondan aldığımıza inanıp, acz, fakr ve zaruretimizi Allah’a arz etmektir,  bakıyoruz bu farkındalık duada bizzat mevcuttur, dolayısıyla dua bu ibadetin özüdür.

Dua eden biri inanıyor ki Allah Vardır, Kadirdir(gücü her şeye yetiyor), Besirdir(her şeyi görüyor), Sem’idir(her şeyi duyuyor). Dolayısıyla bu vasıfların dua eden tarafından inandığına işarettir, yoksa dua etmez değil mi?

Kaya:Cuma günü hakkında okuyucularımıza ne dersiniz?

Elçi:Cumayı diğer günlerden bağımsız düşünmemek lazım. İslam dini yardımlaşma, sevgi ve sosyal dayanışmanın olduğu bir dindir.

Günde beş vakit cami cemaati, selamlaşır, hal hatır sorar, varsa bir sorunları dayanışma içinde çözülür.

Cuma bu defa şehrin dört bir yanında insanları bir araya gelip daha büyük bir buluşma olur.

Cuma imamı, dünyevi ve uhrevi konularda Müslümanları aydınlatır.

Bunun da bir üst versiyonu Hacc’dır ki bu da uluslararası bir ümmet kongresidir. Hatta mallarını götürüp orda bir alış veriş bile yapabilirler.

Malum Cuma namazı farzı aynıdır, her mümin erkek üzerinde farzdır. Cuma günü beden ve elbisemiz temiz, hoş kokulu ve topluma güven verecek bir tarzda cumaya gitmek lazımdır.

Kaya:Bize zaman ayırdığınız için Güncel gazetesi adına size teşekkür ederim.

Elçi: Sesimizin kamuoyuna ulaşması için bize bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür eder başarınızın devamını dileri.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık