Değerler...

  • Dolar 3.4813
  • Euro 4.1153
  • GR ALTIN 144.23
  • ÇEYREK 237.42

Çocuklarımızın, gençlerimizin kayıp gitmesine izin vermeyin

Umut Vakf

Çocuklarımızın, gençlerimizin kayıp gitmesine izin vermeyin
  • 30 Mart 2017, Perşembe 20:21
 
HAFTALIK BÜLTEN
2017 / 13.
28 Mart 2017
     
HAFTANIN YORUMU
 
  Çocuklarımızın, gençlerimizin kayıp gitmesine izin vermeyin…  
 
  Sosyal, Ekonomik, Siyasal Araştırmalar Derneği (SESADER) Doğu Anadolu Bölgesi'nde "Madde kullanan ergenlerin sosyo, ekonomik ve demografik özellikleri"yle ilgili bir araştırma yapmıştı…
SESADER Başkanı Prof. Dr. Özkan Yıldız başkanlığında yapılan araştırmanın sonucunda çarpıcı veriler ortaya çıktı… "Okulu sevmeme, ekonomik nedenler ve arkadaş ortamı"nın okul terkinin en önemli sebepleri olduğu ortaya çıkan araştırmaya göre, okulu terk eden çocukların yüzde 50'ye yakını ise uyuşturucu madde kullanımına başlıyor…
Lise ve dengi okullarda ergen yaştaki öğrencilerle yürütülen araştırmada; yüzde 44.4 ile okul sevmeme, yüzde 33.33'le ekonomik nedenler, yüzde 11.1'le de arkadaş ortamı okul terkinde en önemli üç neden oldu. Ailesinin 500 ile bin lira arasında aylık geliri olan çocukların yüzde 26 ile okul terkinde en üst sırada yer aldıkları belirlenirken ailesi 2 bin lira ve üzerinde kazananların okul terki yüzde 1 olarak kaydedildi.
Okul terkinin ortaya çıkardığı en vahim tablolardan birisi ise madde kullanımının artması. Araştırmada, "Sigara kullanıyor musunuz" diye sorulan lise çağındaki gençlerin yüzde 53'ü "Evet" yanıtını verdi. "Uyuşturucu kullanıyor musunuz" sorusuna ise evet yanıtı yüzde 47.6 oldu…
 
 
  Çocuklar için acilen adımlar atılması gerektiğini vurgulayan SESADER Başkanı Prof. Dr. Özkan Yıldız, "Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir kentimizde Valilik ve Belediye ile ortak çalışma yaptık. Madde bağımlılığının arkasındaki sosyal, demografik ve ekonomik sebebi anlamaya çalıştık. Bölgedeki dezavantajlı çocuklar, ihmal edilen, istismar edilen çocuklarla yüz yüzeyiz. Bu çocuklar çok erken yaşta okul dışına itiliyor. Bu nedenle meslek edinmeleri zorlaşıyor. Sonuç olarak da, mesleksiz ve eğitimsiz çocuklar ortaya çıkıyor" diyor…  
 

devamı >

 
FORUM
 
  Bağımsız Olmayan Yargının Tarafsızlığı  
 
  Fikret İlkiz
Referanduma sunulan 21.01.2017 kabul tarihli 6771 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile Anayasasının 9 uncu maddesine "bağımsız" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve tarafsız" ibaresi ekleniyor.
Anayasanın, Genel Esaslar / Birinci Kısım, "IX. Yargı Yetkisi" bölümünde yer alan 9. madde değişikliğine Anayasa oylamasında eğer "evet" denirse; "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır" şeklinde değişmiş olacak. Anayasa değişikliğine "evet" demek; yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesinden vazgeçmektir.
Yargı yetkisi, bağımsız mahkemelerce kullanılır. Anayasada böyle yazıyor.
Bağımsız mahkeme denilince "bağımsız" terimi ile "yürütmeden ve taraflardan bağımsız olmak" anlaşılmalıdır. Sadece yargı için değil, bağımsızlık aynı zamanda Parlamento için de geçerli bir terimdir. AİHM, "bağımsızlık" denilince karşılığının ne olduğunu "Campbell ve Fell v Birleşik Krallık" (A 80,1984) kararında şöyle belirtmiştir: "Bir organın bağımsız (özellikle yürütmeden ve taraflardan bağımsız) olup olmadığının değerlendirilmesinde Mahkeme, bu organın üyelerinin atanma usulünü, görev sürelerini, dışarıdan gelecek baskılara karşı güvencelerinin olup olmadığını ve bu organın bağımsız bir görünüm sergileyip sergilemediği göz önüne alınır."
 
 
  Asıl sorun, mahkemelerin "dışarıdan gelebilecek baskılara karşı korunması" dır. Mahkeme hâkimlerinin, böyle bir "güvence" ile görev yapabilmeleri kuraldır. Mahkemeler "yürütmenin" talimatlarına kapalı olmalıdır. AİHM kararlarına göre "bağımsız bir görünüm vermek" çok daha önemlidir. Bu kuralın yerine getirilip getirilmediği ise bağımsızlık ve tarafsızlık kavramlarının birlikte değerlendirilmesi ile mümkündür. Albaylar cuntası döneminde kurulan olağanüstü askeri mahkemelerle ilgili Yunanistan Davası (1969) kararında AİHM'si, mahkeme üyelerinin yürütmenin talimatına bağlı olmamasına karar vermiştir.  
 

devamı >

 
SAYILAR
 
  Çocuk annelerinin 2 bin 404 bebeği öldü  
 
  Rabia YILMAZ - rabiayilmaz@birgun.net
Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de son günlerde yeniden gündeme gelen erken yaştaki hamileliklere bağlı bebek ölümlerine ilişkin son verileri açıkladı. CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'nin bilgi edinme talebini yanıtlayan Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı veriler, durumun ürkütücü boyutunu gözler önüne serdi.
Sağlık Bakanlığı Bebek Ölümleri İzleme Sistemi kayıtlarına göre, son 11 yılda, 17 yaş ve altındaki kız çocuklarının dünyaya getirdiği bebeklerden 2 bin 404'ü, 1 gün yaşayamadan hayatını kaybetti. 2017'nin henüz ilk 3 ayında 1 gün yaşayamadan hayatını kaybeden bebek sayısı ise 8 olarak açıklandı.
Doğum esnasında gerçekleşen ölümler 2007 yılında 309, 2008 yılında 266, 2009 yılında 311, 2010 yılında 255, 2011 yılında 205, 2012 ve 2013 yılında 225, 2014 yılında 218, 2015 ve 2016 yılında 191 olarak kayıtlara geçti.
Ölen bebeklerin yüzde 10'u kız çocuklarının
TÜİK, 2009-2015 yılları arasında Türkiye'de 1 gün yaşayamadan hayatını kaybeden bebek sayısını 15 bin 574 olarak açıklarken, Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre, aynı dönemde anne yaşı 18'in altında olan bebeklerden 1 gün yaşayamadan ölenlerin sayısı 1.630 oldu. Bu verilere göre, 2009-2015 yılları arasında 1 gün bile yaşayamadan ölen her 10 bebekten birinin annesi çocuk yaştaydı.
 
 
  10 yılda 17 çocuk anne öldü
Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, 2017'de 16 yaşında bir çocuk, 2016'da 16 yaşında 2 çocuk, 2015'te 16 yaşında bir çocuk, 2014'te 17 yaşında bir çocuk, 2013'te 17 yaşında iki çocuk, 2011'de 17 yaşında ve 14 yaşında olmak üzere 2 çocuk, 2010'da 17 yaşında ve 16 yaşında 2 çocuk, 2009'da 16 yaşında ve 15 yaşında 2 çocuk, 2008'de 17 yaşında bir çocuk, 2007'de 17 yaşında ve 16 yaşında üç çocuk olmak üzere toplamda 17 kız çocuğu doğum esnasında hayatını kaybetti.
 
 

devamı >

 
OKUMA VE İZLEME ÖNERİLERİMİZ
 
  Okullarda şiddet niçin artıyor?  
 
 

Filiz YILDIRIM
Geçtiğimiz günlerde Rize'nin Pazar ilçesinde Fen Lisesinde yaşanan dehşet, başta Pazar ilçesi olmak üzere herkesi yasa boğmuştu. 1. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki B.K., aynı yaştaki arkadaşı Emir Taş'ı boynundan bıçaklamış ve Taş'ın hayatını kaybetmesine neden olmuştu. B.K. daha sonra da okulun tuvaletine gidip intihar girişiminde bulunmuş ve kendisine zarar vermişti.
Gençler arasında yaşanan şiddet olaylarının son zamanlarda artış göstermesinin eğitim-öğretim boyutunu daha önce STK'lara sormuştuk. Bugün de sosyo psikolojik boyutlarını değerlendirmesi için Medical Park Trabzon Hastanesi Psikologu Niltem Hürfikir'in düşüncelerini aldık.
AİLELER VE EĞİTİMCİLER ANLAYIŞLI OLMALI
"Çocuğun düşüncelerine tepki göstermek yerine onları anlamaya çalışmalıyız" diyen Hürfikir, ailelere ve eğitimcilere bazı önerilerde bulundu. Hürfikir, "Çocuklara değer vermeliyiz. Onların düşüncelerini dinlemeli ve yol gösterici olmalıyız. Çocukta sorun olduğunu düşündükleri, gücünün yetmediğini düşündükleri yerde gerek öğretmenler gerekse aileler psikolojik yardım almalı" dedi. "Çocuğun yaşına uygun olarak hangi dönemde olduğunu bilmeliyiz" diyen Psikolog Niltem Hürfikir, ailenin bu konuda fikir sahibi olmasını ve buna uygun davranış şekilleri oluşturması gerektiğini belirtti. Hürfikir sözlerine şöyle devam etti:

 
 
  "Çocukların sorunlarını ve düşüncelerini en baştan ciddiye almak çok önemli. Aile çocuğun sorunlarını kendine göre düşünüp basit görmemeli. Gerek aileler gerek veliler baskıcı, vurdumduymaz ya da esnek model olmayı benimsemek yerine demokratik model içerisinde olması gerekir."
ARKADAŞ ORTAMI ÇOK ÖNEMLİ
Arkadaş ortamının çok önemli olduğuna değinen Hürfikir, "Aile tarafından beğenilmeyen arkadaş grubu varsa aile sakin ve bilinçli hareket etmeli.
 
 

devamı >

 
KİTAP ÖNERİLERİMİZ
 
  'Biri aile babası, öteki cani  
 
  Elif AKTAN
Hermann Hesse "Klein ve Wagner"i, Jung'un öne sürdüğü 'gölge' kuramı üzerine inşa ediyor.
Hermann Hesse'nin sıkıntılı bir yaşamı olmuş. Biyografisini biraz karıştırınca bile karşımıza çıkıyor buna dair önemli kırılmalar. Küçük yaşta, bir misyoner olan babasından gördüğü dinsel baskılar, kendi ayaklarının üzerine durma çabaları, yazarlık yolunda giriştiği mücadele, başarısızlığa uğramış bir evlilik, bu evlilik sonucu dünyaya gelmiş çocuklarının dört bir yana savrulması ve savaş…
Birinci Dünya Savaşı, Hermann Hesse'nin yaşamında kırılma noktası. Savaşmak için gönüllü olmuş ancak sağlık sorunları nedeniyle cepheye alınmamış, Alman savaş tutsakları için kitap toplamakla görevlendirilmiş. 1919'da savaş bitip sivil hayata döndüğünde ise Hesse'nin ardında bıraktığı hiçbir şey eskisi gibi olmaz artık. Evliliğinin yıkılması, ailesinin dağılmasıyla yaşadığı ağır bunalım, psikiyatrik tedavi görmesini zorunlu kılar ve Jung'un öğrencisi olan Lang ile tanışır. Psikanaliz tedavisi sürecinde ruh bilim ve Lang, dolayısıyla Jung'a duyduğu ilgi büyür, bunun edebi meyvesi olarak da Klein ve Wagner doğar.
Klein ve Wagner Türkçede henüz yayımlandı
Kitabı, Kâmuran Şipal'in usta işi çevirisiyle okuyoruz. Kısa bir anlatı Herman Hesse'nin kaleminden çıkan, doksan sayfayı ancak buluyor, fakat gerek yazarın yaşamının kırılma noktalarının üzerinden imgelerle örülü bir dil ile geçmesi gerekse de Jung'un görüşlerinin edebiyata yansıması Klein ve Wagner'i, Herman Hesse'nin yazdıkları arasında farklı bir yere koymamızı sağlıyor.
 
 
  Hesse, Klein ve Wagner'i, Jung'un öne sürdüğü "gölge" kuramı üzerine inşa ediyor. Bu kurama göre "gölge", bilinç dışındaki arketiptir. Bilinç ve benliğin karşıtıdır. İstenilmeyen, kabul görmeyen tüm kişisel özelikler, gölge arketipine dahil olur. Kişi kendini ince olarak tanımlıyorsa onun gölgesi kaba ve katıdır. Acımasız birinin gölgesi şefkatli, kendini çirkin olarak tanımlayan kişinin gölgesi ise güzel olur.  
 

devamı >

 
FİLM ÖNERİLERİMİZ
 
  İstanbul Film Festivali için 20 öneri  
 
 

Alkan AVCIOĞLU
5-15 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek 36. İstanbul Film Festivali'nin biletleri 25 Mart tarihinde satışa çıktı. Sinemaseverler için kafayı kaldırıp salonların yolunu tutmanın vakti geldi.
» Ardıl Görüntü (Powidoki)
Geçen yıl hayatını kaybeden usta yönetmen Andrzej Wajda'nın son filmi, avangard ressam Władysław Strzeminski'nin hayatının savaş sonrası yıllarına odaklanıyor.
» Austerlitz
Avrupa sinemasının en yetenekli yönetmenlerinden biri olan Sergei Loznitsa, son belgeselinde kamerasını Holokost turizmine çeviriyor.
» Beden ve Ruh (Teströl es lelekröl)
Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazanan Macar yönetmen Ildiko Enyedi'nin filmi 'Beden ve Ruh' festivalde ilk bilet alınması gerekenlerin başını çekiyor.
» Ben Madame Bovary Değilim (Wo bu shi Pan Jin Lian)
Feng Xiaogang'in biçimsel açıdan yenilikçi filmi geçen yılın en dikkat çekici yapımlarından biriydi. Her zevke hitap etmese de 'Ben Madame Bovary Değilim', bürokrasi üzerine son dönemin en yaratıcı taşlamalarından.

 
 
  » Cennet (Rai)
Rus yönetmen Andrei Konchalovsky'e Venedik'te En İyi Yönetmen ödülü kazandıran 'Cennet', olağanüstü görüntü yönetimiyle kesinlikle perdede izlenmesi gereken filmlerden.
» Değişim (Sameblod)
Son yıllarda Kuzey Avrupa'dan pek çok genç ve yetenekli yönetmen çıkıyor. İsveçli Amanda Kernell'in ilk filmi 'Değişim' festival programındaki pek çok hit filmden rol çalabilecek bir potansiyele sahip.
 
 

devamı >

 
 
     
Umut VakfıUmut VakfıUmut VakfıUmut VakfıUmut Vakfı
     

Yıldız Posta Cad. No:52/1 Gayrettepe / Beşiktaş - İstanbul
Tel: (0212) 216 06 70 | Fax: (0212) 216 06 78
vakif@umut.org.tr | www.umut.org.tr | blog.umut.org.tr

Umut Vakfı   Umut Vakfı   Umut Vakfı   Umut Vakfı
     
 
Umut Vakfı’na Bakanlar Kurulu’nun 12/10/2009 gün,2009/15558 sayılı kararıyla vergi muafiyeti tanınmıştır.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 2 2 0 0 5 6
2 Kasımpaşa 2 1 1 0 2 4
3 Beşiktaş 2 1 1 0 2 4
4 Karabükspor 2 1 1 0 2 4
5 Trabzonspor 2 1 1 0 1 4
6 Akhisar Bld. Genç. 2 1 1 0 1 4
7 Atiker Konyaspor 2 1 0 1 2 3
8 Medicana Sivasspor 2 1 0 1 1 3
9 Bursaspor 2 1 0 1 0 3
10 Yeni Malatyaspor 2 1 0 1 0 3
11 Medipol Başakşehir 2 1 0 1 -1 3
12 Kayserispor 2 1 0 1 -2 3
13 Fenerbahçe 2 0 2 0 0 2
14 Göztepe 2 0 1 1 -1 1
15 Antalyaspor 2 0 1 1 -2 1
16 Gençlerbirliği 2 0 1 1 -3 1
17 Aytemiz Alanyaspor 2 0 0 2 -3 0
18 Osmanlıspor FK 2 0 0 2 -4 0
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Medicana Sivasspor 34 17 11 6 24 62
2 Yeni Malatyaspor 34 18 7 9 7 61
3 Eskişehirspor 34 16 11 7 18 56
4 Boluspor 34 16 6 12 3 54
5 Göztepe 34 15 8 11 4 53
6 Giresunspor 34 15 8 11 6 53
7 Altınordu 34 14 11 9 8 53
8 Ümraniyespor 34 12 12 10 4 48
9 Balıkesirspor 34 10 12 12 8 42
10 Vartaş Elazığspor 34 12 11 11 8 41
11 Denizlispor 34 11 10 13 1 40
12 Manisaspor 34 11 9 14 -6 39
13 Gazisehir Gaziantep FK 34 9 10 15 -9 37
14 Adana Demirspor 34 8 15 11 -4 36
15 Samsunspor 34 9 9 16 -19 36
16 Sanliurfaspor 34 9 9 16 -8 36
17 Bandırmaspor 34 9 8 17 -9 35
18 Mersin İdmanyurdu 34 6 11 17 -36 26
    Takımlar O G B M Av P
1 Gümüşhanespor 26 17 4 5 27 55
2 MKE Ankaragücü 26 17 4 5 23 55
3 Hatayspor 26 13 7 6 13 46
4 Menemen Belediyespor 26 12 9 5 13 45
5 Karşıyaka 26 12 5 9 9 41
6 Niğde Belediyespor 26 11 8 7 8 41
7 Kastamonuspor 26 11 7 8 8 40
8 Sarıyer 26 10 8 8 4 38
9 Eyüpspor 26 11 4 11 -9 37
10 Etimesgut Belediyespor 26 10 6 10 5 36
11 İnegölspor 26 6 14 6 0 32
12 Aydınspor 1923 26 8 7 11 -4 31
13 Tuzlaspor 26 8 6 12 -8 30
14 Bugsaşspor 26 6 11 9 -1 29
15 1461 Trabzon 26 5 13 8 0 28
16 Tokatspor 26 6 10 10 -4 28
17 Kırklarelispor 26 4 9 13 -12 21
18 Kayseri Erciyesspor 26 0 2 24 -72 -1
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbulspor 26 17 3 6 21 54
2 Erzurum BB 26 14 7 5 23 49
3 Amed Sportif 26 14 6 6 13 48
4 Kocaeli Birlik Spor 26 13 6 7 6 45
5 Keçiörengücü 26 12 8 6 11 44
6 Sivas Belediyespor 26 11 9 6 9 42
7 Pendikspor 26 10 6 10 -1 36
8 Nazilli Belediyespor 26 9 8 9 -5 35
9 Bucaspor 26 11 4 11 -6 34
10 Zonguldak Kömürspor 26 8 9 9 2 33
11 Konya Anadolu Selçukspor 26 9 5 12 -9 32
12 Kahramanmaraşspor 26 7 10 9 -5 31
13 Hacettepe Spor 26 7 9 10 1 30
14 Fethiyespor 26 7 8 11 -6 29
15 Anadolu Üsküdar 1908 26 5 11 10 -10 26
16 Fatih Karagümrük 26 6 7 13 -9 25
17 Büyükçekmece Tepecikspor 26 6 5 15 -17 23
18 Ofspor 26 5 5 16 -18 20
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık