Değerler...

  • Dolar 4.8345
  • Euro 5.6639
  • GR ALTIN 192.70
  • ÇEYREK 315.94

ATAY USLU TBMM BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE KONUŞTU

TBMM'nde 2017 bütçesi görüşmelerine devam ediliyor. Genel Kurulda farklı siyasi partilerden milletvekilleri ve gruplar bütçe üzerine görüşlerini ifade ediyorlar. Ak Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu TBMM Genel Kurulunda İçişleri Bakanlığı bütçesi üzerine konuştu.

ATAY USLU TBMM BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE KONUŞTU
  • 12 Aralık 2016, Pazartesi 17:33
 Antalya Milletvekili Atay Uslu son yıllarda yaşanan göç hususuna dikkat çekti.  Atay Uslu,  göçün tek başına iyi ya da kötü bir olay olmadığını,  iyi yönetildiği zaman fırsatlar doğurduğunu anlattı,  "Unutmamalı ki, Amerika da, Kıta Avrupası da göçlerle şekillenmiştir. Einstein da Steve Jobs da göçmendi.   Dünyanın en karlı şirketinin kurucusu Steve Jops Suriye asıllı Abdul Fattah'ın oğlu olarak dünyaya gelmiştir." dedi


 Atay Uslu konuşmasının devamında şunları söyledi. " Ülkemiz göç açısından hem transit geçiş güzergâhı olmuş, hem de hedef ülke olmuştur. Medeniyetimiz Osmanlı'da da, Cumhuriyet döneminde de mazlumlara ve sığınmacılara kapılarını açmıştır. 



ALO 157, YABANCILAR İLETİŞİM PROJESİ YİMER ÖRNEK BİR UYUM PROJESİDİR


Türkiye 2013 yılında Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun kabul etmiş, yine aynı tarihte bu kanunla "göçü yönetme" refleksi ile  donatılmış, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünü kurmuştur.  Kanunun lafzı ve ruhu da, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kuruluş felsefesi de medeniyetimizin mazlumlara gönlünü ve kapısını açan merhamet toplumunun kurumsallaşmasıdır. Göç İdaresi 6 dilli Alo-157,  Yabancılar iletişim Merkezi (YİMER)  gibi Avrupa'ya örnek uyum projeleri geliştirmiştir. 


Türkiye bugün yerinden edilmiş Suriyeliler konusunda önemli bir süreci başarı ile yürütüyor. Eğitimden, sağlığa, istihdam piyasasına erişime, sosyal yardımlara kadar her alanda çalışmalar yapıyor.  Avrupa ve dünya bizi alkışlıyor.  Biz bunları yaparken maalesef Avrupa'da sığınmacılar açısından insan hakları ihlalleri yaşanmakta, adeta binli sayıları bulan göçmenler nedeni ile Avrupa ülkelerinde panikler görülmektedir. Sığınma evlerine saldırılar olmakta, hatta sığınma evleri yanarken insanlar alkışlamaktadır.  Sığınmacıların değerli eşyalarına el konulmakta, sınırlarına tel örgüler çekilmekte, hem devletlerin hem de toplumun kabulü noktasında göçmen karşıtlığı fikirler her geçen gün yükselmektedir.  Göçmenleri Akdeniz'de kurtarmayalım, gelenleri gerekirse öldürelim gibi turbo radikal fikirler toplumsal kabul bulmaktadır.


AVRUPA'DA İNSANİ DEĞERLER ÇIKARLARIN VE TURBO RADİKAL FİKİRLERİN ALTINDA EZİLİYOR


Almanya, Fransa başta olmak üzere tüm Avrupa'da  politik kaygılar nedeniyle merkez sağ ve sol partiler, aşırı sağ söylemleri sahiplenmektedir. Aslında bu negatif kısır döngü bir çözüm değildir.  Avrupa projesini sekteye uğratacaktır.  Her yeni göç dalgası ile Avrupa değerlerinin aşınması hususundaki kaygılar artık Avrupa'da da açık bir şekilde konuşulmaktadır.  

1951 Cenevre Sığınmacı Sözleşmesinin gerekleri yerine getirilemeyerek kapılar kapatılmakta, insani dramlar yaşanmakta, asimiletik politikalar uygulanmaktadır. Akdeniz de on binlerce insan hayatını kaybetmekte. Geçen hafta TBMM Mülteci Hakları Alt komisyonu olarak, Almanya ya yaptığımız bir ziyarette, hem insani değer aşınması hem de Almanya da kaybolan 6 binden fazla sığınmacı çocuk hususunda ve sığınmacıların Hristiyanlaştırması hususunda kaygılarımızı ilettik. "


CENEVRE SÖZLEŞMESİ YETERSİZ,  GAZİANTEP SIĞINMACI SÖZLEŞMESİ HAZIRLANMALI


Ak Parti Antalya Milletvekili, TBMM Mülteci Hakları Alt komisyonu Başkanı Atay Uslu konuşmasının sonunda şunları ifade etti: "Bu gün insanlığın sığınmacılar,  uyum, göç ve iltica hususunda yeni inisiyatiflere ihtiyacı olduğunu açıktır. Bugün atmosferin moleküler yapısını bozan ülkeler için bağlayıcı Paris Şartı var, ama insanlığın kültürel ve yaşam kromozomlarını etkileyen insani dramlar,  insani olmayan sığınmacı süreçleri için inisiyatifler yok, sözleşmeler yetersiz.


Çözüm olarak 1951 Cenevre Sığınmacı Sözleşmesinin yenilenmesini teklif ediyoruz.  Külfet paylaşımının, yeniden yerleştirmenin, herkesin yararına göç yönetimi felsefesinin yer aldığı, kabul ve uyum ilkelerinin bulunduğu bağlayıcı yeni bir sözleşmeye, inisiyatife ihtiyaç var.  Dünyada en çok sığınmacı barındıran. Toplumsal kabul ve minimum sosyal mesafe başarısı ile Türkiye'de örneğin Gaziantep'te,  Uluslararası Sığınmacı Sözleşmesi yazılmalıdır, hazırlanmalıdır. "

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık