Değerler...

  • Dolar 6.0582
  • Euro 6.9965
  • GR ALTIN 231.57
  • ÇEYREK 375.66

  • 10 Haziran 2017, Cumartesi 16:24
EyüphanKAYA

Eyüphan KAYA

Kürtlerin bağımsızlık ilanı; “ihkakı haktır”

Türkiye ile Suriye sınırı elin gavuru tarafından yüz yıllığına çizilmiş, asır tamamlanmak üzereyken “yeni sınır nasıl olabilir?” planı için çalışıp çabalarken, Türkiye’de “istemezuk” düşüncesinin dile gelmesine anlam veremiyorum. Halbuki bu sınır Misak-i Milli sınırlarımızı da içeriye doğru çekmiştir.

Niye istemiyorsunuz arkadaş, kim demiş Arapların komşuluğu Kürtlerin komşuluğundan daha iyidir. Beşar Esad’ın dengesizliğine bakın, bir de Berzani’nin beyefendiliğine.

Irak Kürdıstanı’nın yönetim tarzı Irak devletinden daha güvenilir, yaşama daha elverişli olduğuna dünya şahittir.

Yanı başımıza kondurulan, zulmüne rağmen Yahudi devletine gıkı çıkmayanlar, 70 yıldır öz vatanlarında özgürlük mücadelesini veren Peşmergelere bağımsızlığı fazla görüyorlar.

Orta doğuda Kürtlerin varlığının kabulü ve rızaları dışında çizilen keyfi sınırla Kürtler’in dört parçaya ayrılmaları vicdansızlığın danıshasıyken, söz Kürtlerden açılınca bölünmeyi dillendirmek nerdeyse moda oldu. Buna Arapların istilasının sona ermesi desek daha doğru olmaz mı?

Kim ne derse desin dünya Kürtler için bir çare çözüm arayışına girmiş. Keşke bu sorunu zamanın Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan’ın dediği gibi Türkler, Farslar, Araplar ve Kürtler oturup aralarında çözebilselerdi.

Birileri görmezlikten gelse de sorun büyüktür, yapılan haksızlık kabadır ve mızrak artık çuvala sığmıyor.

Sene 2015 Hatay’da Ortadoğu kongresindeyiz, iki günde 83 katılımcı tebliğ sundu, ne yazık ki sadece üç tanesi Kürtlerin durumuna kısmen değindi.

Son oturumda ben söz hakkı almak istedim, oturum başkanının müsaade etmemesiyle birlikte TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’un müdahalesiyle konuşma fırsatım oldu.

Sorunu aynen şu şekilde dile getirdim.

“Sayın divan muhterem katılımcılar, sene 2007 Diyarbakır’da Alman Konsolosluğu-Diyarbakır barosu ev sahipliğinde iki günlük bir Kürt konferansı gerçekleşti.

Denildi ki 25-30 milyon Kürt nüfusu var, bunların devletlerinin

olmayışı psikolojik bir sorun oluşturmaktadır. Dolayısıyla Irak

Kürdistan’ındaki oluşumun devletleşmesi için katkı vermek lazım, İran ve Suriye’deki Kürtler için federatif bir bölgesel yönetim yeterli gelebilir, Türkiye Kürtleri ise ülkenin asli unsurları olup, Anadolu’ya yayılmaları, birlikte yaşamı özümsemelerine işarettir ve en büyük Kürt nüfusu İstanbul’dadır, dolayısıyla bunların huzur ve mutluluğu için bölgesel yönetim kurtarmaz, anayasal ve yasal düzeyde hak ve özgürlüklerini vereceksiniz ve kendini birinci sınıf vatandaş olarak hissedecekler. “

*Bu evrensel tespit bana gayet insani ve inandırıcı geldi, böyle bir yapılanmaya “hayır” demek için bir gerekçe bulamıyorum.

*Bu konferansın bir paydaşı da Tükiye’ydi ve PKK/YPG mızıkçılık yapmasaydı, Suriye’deki bölgesel huzur da ülkemizdeki düzenleme de çoktan gerçekleşmişti. Türkiye cumhuriyeti de buna razıydı.

Mazlum Kürt halkına zulüm ederek, zalimleri korkutamazsınız, gücünüz yetiyorsa buyur İsrail’in zulmüne “dur” deyin.

“Ben kimyacıyım insan vücudunda birçok madde var, birinin eksikliği insanı hasta düşürüyor, dolayısıyla Kürtlerin mutsuzluğu hepimizin mutsuzluğudur unutmayalım, yani Kürt meselesi yok demekle yok olmuyor.”

Bir Kerkük meselesidir ikide bir gündeme getiriliyor, müsaade edin ona da Kerküklular karar versin, Hatay referandumla Türkiye’ye bağlanmadı mı?

Neymiş efendim “Berzani’nin bağımsızlık kararı vahim bir kararmış” nesi vahimdir arkadaş? zaten Irak Kürdistan’ı Türkiye’nin kanatları altında olgunlaşıp bu düzeye gelmedi mi? Ayrıca Türkiyeli bir Kürt olarak bu toleranstan dolayı devletime minnettarım.

Kimse Türkiye Kürtlerini karıştırıp “yarın onlar da bölünmek ister” deyip ortalığı bulandırmasın sakın. Çeyrek asırdır hangi dönemde, kim tarafından Kürt vatandaşlarımızın talepleri üzerinde bir anket yapılmışsa, daima


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık